BİR SES, BİNLERCE KARAKTER: UMUT TABAK’IN HİKÂYESİ

0

Gazetecilik bana yıllar boyunca birçok değerli insanla tanışma fırsatı sundu. Kimi zaman bir müzisyenle aynı masayı paylaştım, kimi zaman bir oyuncuyla sanat üzerine uzun uzun sohbet ettim, kimi zaman da sesiyle milyonlara ulaşan ama yüzü pek bilinmeyen isimlerle mikrofon başında buluştum. İşte o isimlerden biri de, benim her zaman büyük bir saygıyla andığım seslendirme sanatçısı Umut Tabak’tı.

Takvimler 2018 yılını gösteriyordu. Kanal 34 Radyo’da hazırlayıp sunduğum programda kendisini ağırlama fırsatı bulmuştum. O gün stüdyoya gelen kişi yalnızca başarılı bir seslendirme sanatçısı değildi. Karşımda, işini büyük bir ciddiyetle yapan, yılların deneyimine rağmen son derece mütevazı, mesleğine tutkuyla bağlı gerçek bir sanatçı vardı. Program boyunca seslendirme dünyasının bilinmeyen yönlerini konuştuk. Mikrofon kapandıktan sonra da sohbetimiz devam etti. O gün anladım ki Umut Tabak’ın en güçlü yanı sadece sesi değil, mesleğine duyduğu saygıydı.
Bugün dönüp geçmişe baktığımda, o röportajın benim meslek hayatımda özel bir yeri olduğunu söyleyebilirim. Çünkü seslendirme sanatını o güne kadar bir izleyici gözüyle değerlendirirken, Umut Tabak sayesinde bu işin perde arkasındaki emeği daha yakından görme fırsatı buldum.

Bugün televizyonlarımızda yüzlerce yabancı film ve dizi yayınlanıyor. Dijital platformlar sayesinde dünyanın dört bir yanındaki yapımları aynı gün izleyebiliyoruz. Ancak çoğu zaman dikkatimizi yalnızca oyuncular çekiyor. Oysa onları bize sevdiren, karakterlerle bağ kurmamızı sağlayan görünmeyen bir ekip var. İşte o ekibin en önemli parçalarından biri de seslendirme sanatçıları.
Ne yazık ki ülkemizde bu sanat dalı uzun yıllar hak ettiği ilgiyi göremedi. İnsanlar karakterleri tanıdı ama onları konuşturan sanatçıları tanımadı. Oysa iyi bir seslendirme, izlediğiniz yapımın başarısını doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir.

İşte Umut Tabak da yıllardır bu görünmeyen emeğin en önemli temsilcilerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.
Umut Tabak’ın sanat yolculuğu aslında tiyatroyla başlıyor. Aldığı oyunculuk eğitimi ve sahne disiplini, onun mikrofon başındaki başarısının temelini oluşturuyor. Çünkü seslendirme yalnızca düzgün konuşmak değildir. Öncelikle iyi bir oyuncu olmanız gerekir. Karakteri anlamanız, onun psikolojisini çözmeniz, nefes alışını, öfkesini, sevincini ve hüznünü hissettirmeniz gerekir. Mikrofonun karşısında bedeninizi kullanamazsınız; elinizde yalnızca sesiniz vardır. İşte bu nedenle seslendirme, oyunculuğun belki de en zor dallarından biridir.

Umut Tabak’ın yıllar içinde sektörde bu kadar saygı görmesinin nedeni de tam olarak budur. O hiçbir zaman sadece metin okuyan bir ses olmadı. Ses verdiği karakterleri yaşayan bir oyuncu oldu.
Kariyerine baktığımızda bunun sayısız örneğini görmek mümkün. Türk televizyon tarihinin en çok konuşulan dizilerinden biri olan Kurtlar Vadisi bunlardan yalnızca biri. Polat Alemdar karakteri yıllarca milyonlarca insan tarafından ilgiyle takip edildi. Karakterin duruşu, bakışları ve tavırları kadar sesi de hafızalara kazındı. Pek çok izleyici uzun yıllar boyunca bu sesin doğrudan oyuncuya ait olduğunu düşündü. Aslında bu bile Umut Tabak’ın başarısını anlatmaya yetiyor. Çünkü iyi bir seslendirme sanatçısı kendisini değil, karakteri öne çıkarır.
Fakat Umut Tabak’ı yalnızca Polat Alemdar’ın sesi olarak görmek büyük haksızlık olur.

Bugün geriye dönüp baktığımızda Hollywood’un en önemli yıldızlarının pek çoğunu yıllarca onun sesiyle izledik. Tom Cruise’un aksiyon sahnelerindeki temposunu, Johnny Depp’in sıra dışı karakterlerini, Brad Pitt’in karizmasını, Matt Damon’ın sakin oyunculuğunu ve daha birçok dünya yıldızını Türk izleyicisine ulaştıran isimlerden biri yine Umut Tabak oldu.
Bu noktada çoğu insanın fark etmediği önemli bir ayrıntı var.

Her oyuncunun konuşma ritmi birbirinden farklıdır. Kimisi çok hızlı konuşur, kimisi kelimeleri uzatarak söyler, kimisi mimikleriyle oynar, kimisi sessizlikleriyle etkiler. Seslendirme sanatçısının görevi sadece Türkçe konuşmak değildir. Karakterin bütün ruhunu yeniden inşa etmektir. İşte Umut Tabak yıllardır bunu büyük bir başarıyla yapıyor.
Sadece sinema filmleri de değil…
Yabancı diziler…
Belgeseller…
Animasyon filmleri…
Reklamlar…
Tanıtım filmleri…
Televizyon projeleri…
Bir ses sanatçısı için her proje yeni bir karakter, yeni bir dünya demektir. Bir gün sert mizaçlı bir ajanı seslendirirsiniz, ertesi gün çocukların çok sevdiği eğlenceli bir animasyon karakterini… Sonra romantik bir filmin başrol oyuncusuna hayat verirsiniz. Ertesi gün bambaşka bir projeye geçersiniz.
İşte bu çeşitlilik, seslendirme sanatını bu kadar özel kılıyor.

Türkiye’de seslendirme sektörüne emek veren çok değerli isimler var. Geçmişten bugüne pek çok usta yetişti. Ancak bazı isimler vardır ki yalnızca yaptıkları işlerle değil, mesleğe kazandırdıkları saygınlıkla da öne çıkar. Umut Tabak benim gözümde bu isimlerden biridir.
Çünkü yıllar boyunca popüler olmanın peşinden koşmadı.

İşini en iyi şekilde yapmanın peşinden koştu.
Bugün sosyal medya sayesinde insanlar çok kısa sürede tanınabiliyor. Fakat kalıcı olmak bambaşka bir şey. Umut Tabak’ın kariyerine baktığımızda bunun en güzel örneğini görüyoruz. Yaklaşık çeyrek asrı geride bırakan meslek hayatı boyunca sayısız projede yer aldı. Her yeni karaktere aynı özenle yaklaştı. Belki izleyici onun yüzünü her zaman tanımadı ama sesini milyonlarca kez duydu.
Aslında bu durum bana seslendirme sanatçılarının yaşadığı en büyük çelişkiyi de hatırlatıyor. Onların sesi herkesin evine giriyor ama isimleri çoğu zaman jenerikte birkaç saniye görünüp kayboluyor. Oysa bir filmi izlenir kılan unsurlardan biri de kaliteli dublajdır. Özellikle bizim gibi dublaj kültürünün güçlü olduğu ülkelerde seslendirme sanatçıları, filmin başarısında önemli bir pay sahibidir.

Teknolojinin hızla geliştiği bir dönemde yaşıyoruz. Yapay zekâ destekli ses teknolojileri her geçen gün daha fazla konuşuluyor. Belki gelecekte birçok şey değişecek. Ancak iyi oyunculuğun yerini hiçbir teknoloji dolduramayacak. Çünkü duygu, bilgisayarla değil insanla aktarılır. Bir karakterin öfkesini, korkusunu, sevgisini ve çaresizliğini gerçekten hissettirebilmek için sadece güçlü bir sese değil, güçlü bir oyunculuğa ihtiyaç vardır.
İşte Umut Tabak’ın yıllardır yaptığı tam da budur.

Benim için onu değerli yapan yalnızca kariyeri değil. Aynı zamanda mesleğine olan yaklaşımı. 2018 yılında yaptığımız sohbet boyunca bunu açıkça hissetmiştim. Sorularımı yanıtlarken kullandığı her cümlede mesleğine duyduğu sevgi vardı. Başarılarından söz ederken bile ön plana çıkarmaya çalıştığı şey kendisi değil, yaptığı işti. Sanırım gerçek ustalık da burada başlıyor.
Bugün gençler seslendirme sanatına ilgi duyuyor. Dijital platformların artmasıyla birlikte bu alanda yeni fırsatlar oluşuyor. Ancak bu mesleğe adım atmak isteyen herkesin önce Umut Tabak gibi ustaların kariyerine bakması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü başarı yalnızca güzel bir sese sahip olmakla gelmiyor. Eğitim, disiplin, sabır, sürekli kendini geliştirmek ve en önemlisi oyunculuk bilgisi gerekiyor.

Yıllardır mikrofonun arkasında sessiz sedasız çalışan bu insanların emeğini daha fazla konuşmamız gerektiğine inanıyorum. Onlar olmasaydı çocukluğumuzun çizgi filmleri, gençliğimizin aksiyon filmleri ve hafızamızda yer eden pek çok karakter bugünkü kadar etkileyici olmayabilirdi.

Bu yüzden bu haftaki köşemi yalnızca bir sanatçıya değil, aynı zamanda görünmeyen bir sanat dalına ayırmak istedim.
Sevgili Umut Tabak…

Yıllardır milyonlarca insanın izlediği karakterlere sesinizle hayat verdiniz. Belki çoğu izleyici adınızı bilmiyordu ama sesinizi mutlaka tanıyordu. İşte gerçek başarının ölçüsü de biraz budur. Yaptığınız iş, sizi tanımayan insanların bile hayatına dokunabiliyorsa doğru bir iz bırakmışsınız demektir.

İyi ki bu ülkenin dublaj tarihine adınızı yazdırmışsınız.
İyi ki yıllar önce aynı mikrofonu paylaşma şansı bulmuşuz.
Ve iyi ki hâlâ yeni projelerde o tanıdık sesi duymaya devam ediyoruz.
İznik Gazetesi’ndeki bu köşemden, Türk seslendirme sanatına yıllarını vermiş değerli sanatçı Umut Tabak’a sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. Dilerim sesi, daha uzun yıllar boyunca yeni karakterlere hayat vermeye ve yeni kuşaklara ilham olmaya devam eder.

Leave A Reply

Your email address will not be published.