RUHUM OLMADI TESLİM: SOFIA HİCRAN YENİ ŞARKISIYLA GELİYOR

0

Bazı şarkılar vardır; daha ilk duyulduğu anda insanın ruh hâlini değiştirir. Bazen bir şarkı sizi geçmişe götürür, bazen hiç beklemediğiniz bir anda yüzünüzü güldürür. Bazen de uzun zamandır ihtiyacınız olan o hareketi, o enerjiyi getirir. Sofia Hicran’ın yeni şarkısı “Ruhum Olmadı Teslim” tam da böyle bir yerde duruyor.
Sofia Hicran’ı daha önce de konuşmuş, onun müzik yolculuğuna ve sanat dünyasındaki duruşuna yakından bakmıştık. Her yeni çalışmasında kendisini biraz daha farklı bir pencereden göstermeyi seven bir isim Sofia. Bu kez ise karşımızda çok daha hareketli, enerjisi yüksek ve sahne tarafı güçlü bir çalışma var.
“Ruhum Olmadı Teslim” yalnızca müzikal açıdan hareketli bir şarkı değil. Şarkının hazırlanış sürecine baktığımızda da bunun başından sonuna kadar bir ekip çalışması olduğunu görüyoruz. Sözlerde Erdem Topuzoğlu, müzik ve aranjede ise Süleyman Leylek imzası bulunuyor. Bu iki önemli unsurun bir araya gelmesiyle ortaya çıkan yapı, Sofia Hicran’ın yorumuyla bambaşka bir karakter kazanıyor.
Çünkü bir şarkının sözünün güzel, bestesinin güçlü olması tek başına yetmiyor. O şarkının doğru sanatçıyla buluşması gerekiyor. Bence “Ruhum Olmadı Teslim”in en dikkat çekici taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor. Sofia, şarkının enerjisini yalnızca sesiyle değil, sahne duruşuyla ve yorumuyla da taşımaya hazırlanıyor.
Bu noktada şarkının dans koreografisini de ayrıca konuşmak gerekiyor.
Koreografi tarafında Ekinsu Özcan bulunuyor. Şarkının hareketli yapısı düşünüldüğünde dansın yalnızca bir görsel tamamlayıcı olarak değil, parçanın anlatımının önemli bir parçası olarak konumlandığını söylemek mümkün. Çünkü günümüzde özellikle hareketli şarkılarda müzikle dansın birbirinden ayrılması neredeyse mümkün değil. Bir şarkıyı yalnızca dinlemiyor, aynı zamanda izliyoruz.
Sofia Hicran’ın yeni çalışmasında da bu bütünlüğün önemli bir yere sahip olduğu anlaşılıyor.
Bir diğer dikkat çekici isim ise kostüm tarafında karşımıza çıkıyor. Kostümlerde Yücel Açıkgöz imzası bulunuyor. Bu da şarkının yalnızca kulaklara değil, görsel dünyaya da hitap edecek şekilde hazırlandığını gösteriyor.
Aslında burada Sofia Hicran’ın yeni şarkısının en önemli taraflarından biri ortaya çıkıyor. “Ruhum Olmadı Teslim”, yalnızca stüdyoda kaydedilmiş ve dinleyiciye sunulacak bir şarkı olmaktan biraz daha fazlasını hedefliyor. Müzik, dans, koreografi ve kostüm bir araya geldiğinde ortaya bir sahne hikâyesi çıkıyor.
Ve bu hikâyenin merkezinde Sofia var.
Sofia Hicran’ın müzik yolculuğuna baktığımda bende en çok karşılık bulan şeylerden biri, kendisini tek bir kalıba sıkıştırmaması. Sanatçıların kariyerlerinde zaman zaman güvenli alanlarına çekildiklerini görüyoruz. Aynı formülü tekrar tekrar kullanmak, başarılı olan bir çalışmanın ardından benzer işler yapmak elbette daha risksiz. Fakat sanat biraz da kendini yenilemekle ilgili.
“Ruhum Olmadı Teslim” bu anlamda Sofia için yeni bir enerji alanı oluşturuyor.
Şarkının ismi bile insanın dikkatini çekiyor. “Ruhum Olmadı Teslim.”
Bu cümlenin içinde bir direnç var. Bir vazgeçmeme hâli var. Bir şeylere rağmen ayakta kalabilme duygusu var. Fakat şarkının hareketli yapısı düşünüldüğünde bu direnç ağır ve karamsar bir yerden anlatılmıyor. Tam tersine, enerjisini yükselterek, dans ederek, eğlenerek ve hayatın içine karışarak anlatıyor.
Belki de şarkının en güzel tarafı tam olarak burada.
Hayat her zaman istediğimiz gibi gitmiyor. Bazen kırılıyoruz, bazen yoruluyoruz, bazen bir şeylerin peşinden koşarken kendimizi unutuyoruz. Ama insanın içinde bir yerlerde yeniden ayağa kalkma isteği hep var. “Ruhum Olmadı Teslim” bana biraz da bu duyguyu hatırlatıyor.
Teslim olmamak…
Ama bunu bağırarak değil, müziğin enerjisiyle söylemek.
Sofia’nın yeni şarkısında beni heyecanlandıran taraflardan biri de bu.
Bir sanatçının yeni şarkısını değerlendirirken yalnızca “Güzel olmuş” demenin yeterli olmadığını düşünüyorum. Çünkü her şarkının arkasında ciddi bir emek, zaman ve ekip çalışması var. Burada da söz yazarından besteciye, aranjörden koreografiye, kostüm tasarımından sanatçının kendi yorumuna kadar uzanan bir çalışma söz konusu.
Erdem Topuzoğlu’nun sözleri, Süleyman Leylek’in müzik ve aranjesi, Ekinsu Özcan’ın koreografisi ve Yücel Açıkgöz’ün kostüm dokunuşları Sofia Hicran’ın yorumunda birleşiyor.
Bu nedenle “Ruhum Olmadı Teslim”i yalnızca Sofia’nın yeni şarkısı olarak görmek yerine, Sofia’nın etrafında şekillenen yaratıcı bir ekibin ortak çalışması olarak değerlendirmek daha doğru.
Fakat bütün bu emeğin sonunda şarkıya son dokunuşu yapan yine sanatçının kendisi.
Çünkü aynı şarkı, farklı bir sanatçının sesinde bambaşka bir yere gidebilir. Sofia’nın burada yapması gereken ise kendisine verilen müzikal alanı kendi karakteriyle doldurmak. Şarkının hareketli yapısı da ona bu konuda oldukça geniş bir alan açıyor.
Bana kalırsa Sofia Hicran’ın bu çalışmayla birlikte göstermek istediği şeylerden biri de şu:
“Ben buradayım ve enerjim hâlâ yerinde.”
Bunu bazen bir sanatçının yeni şarkısında açıkça görürsünüz. Şarkı size sanatçının bulunduğu noktayı anlatır. “Ruhum Olmadı Teslim” de Sofia’nın daha dinamik, daha sahne odaklı ve daha hareketli bir tarafını ortaya çıkaracak gibi görünüyor.
Üstelik günümüz müzik dünyasında bir şarkının yalnızca ses olarak güçlü olması artık yeterli değil. Dinleyici aynı zamanda sanatçının sahnedeki görüntüsünü, dansını, kostümünü ve şarkıyla kurduğu bütünlüğü de görmek istiyor.
Sofia Hicran’ın yeni çalışmasında bu unsurların bir arada düşünülmüş olması bu açıdan önemli.
Şarkının adındaki “teslim” kelimesi her ne kadar bir teslimiyeti çağrıştırsa da, Sofia’nın yeni çalışmasına baktığımızda bunun tam tersini görüyoruz.
Ruh teslim olmuyor.
Müzik devam ediyor.
Dans devam ediyor.
Ve Sofia Hicran sahnede kendi hikâyesini anlatmaya devam ediyor.
Belki de bu yüzden “Ruhum Olmadı Teslim” sadece hareketli bir şarkı değil; Sofia Hicran’ın yeni dönemine dair de küçük ama önemli bir işaret.
Ben Sofia Hicran’ın bu yeni şarkısını dinlerken yalnızca bir müzik çalışması görmüyorum. Bir sanatçının kendisini yeniden ifade etme çabasını, ekibiyle birlikte ortaya koyduğu emeği ve sahneye taşımaya hazırlandığı enerjiyi görüyorum.
Şimdi sıra dinleyicide.
Bakalım Sofia Hicran’ın “Ruhum Olmadı Teslim” dediği yerde, dinleyicinin ruhu ne kadar eşlik edecek?
Benim tahminim şu:
Bu şarkı oturduğunuz yerde dinlenecek türden değil.
Bir yerden sonra insanın ayağı ritim tutmaya başlıyor.
Ve belki de Sofia’nın söylemek istediği tam olarak bu.
Ruhumuz olmadı teslim.
Müzik varsa, biraz daha devam edecek gücümüz de var.
Ben Vural Korkmaz…
Bir başka İznik Gazetesi yazısında, başka bir sanatçının hikâyesinde yeniden buluşmak üzere.

Leave A Reply

Your email address will not be published.