MURAT AYDIN: SAYGIYI HAK EDEN BİR MESLEK HİKÂYESİ

0

 

İznik Gazetesi’nde yıllardır farklı mesleklerden, farklı sanat dallarından ve kendi alanında iz bırakmış birbirinden değerli isimlerden söz ediyorum. Özellikle seslendirme dünyası, benim gazetecilik yolculuğumda ayrı bir yere sahip. Çünkü mikrofonun başında yıllarını geçirmiş sanatçıların hikâyelerini dinlemek, onların emeklerini araştırmak ve okuyucularla buluşturmak benim için yalnızca bir yazı hazırlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda bu mesleğin görünmeyen tarafına biraz daha yakından bakabilmek anlamına geliyor.
Bugün kaleme almak istediğim isimlerden biri de benim açımdan bu dünyanın önemli ustalarından biri olan Murat Aydın.
Kendisinden söz ederken “üstad” kelimesini kullanmamın benim için özel bir anlamı var. Çünkü bazı isimlere yalnızca yaptığı işlerden dolayı saygı duyarsınız; bazı isimlerde ise yılların getirdiği deneyimi, meslek disiplinini ve sanat anlayışını birlikte görürsünüz. Murat Aydın benim için ikinci grupta yer alan bir isim. Onu bir gazeteci olarak takip ederken, kariyerine baktığımda yalnızca çok sayıda yapımda yer almış bir seslendirme sanatçısı değil, yıllar içerisinde kendi meslek hafızasını oluşturmuş bir usta görüyorum.
13 Mayıs 1972’de Bursa’da dünyaya gelen Murat Aydın, Turizm Otelcilik Koleji mezunu. Yıllar içerisinde seslendirme sanatçılığı ve dublaj yönetmenliği alanlarında kendisini geliştirerek Türkiye’deki seslendirme dünyasının deneyimli isimlerinden biri haline geldi. Profesyonel kaynaklarda farklı sinema filmleri, diziler, animasyonlar ve televizyon yapımlarındaki çalışmalarıyla geniş bir kariyer geçmişi bulunuyor.
Fakat Murat Aydın’ın kariyerini yalnızca bir filmografi listesi üzerinden değerlendirmek bana doğru gelmiyor. Çünkü seslendirme, dışarıdan bakıldığında yalnızca mikrofon karşısında konuşmak gibi algılanabilen ama aslında ciddi bir oyunculuk birikimi gerektiren bir alan. Karakterin ruh halini anlamak, oyuncunun performansını takip etmek, sahnenin temposunu yakalamak ve bütün bunları Türkçe’de doğal bir biçimde yeniden kurmak gerekiyor.
Murat Aydın’ın yıllar içerisinde farklı türlerde çalışmış olması da bu açıdan dikkat çekici.

FARKLI KARAKTERLER, FARKLI DÜNYALAR

Murat Aydın’ın seslendirme kariyerine baktığımızda tek bir türün veya tek bir karakter yapısının içerisinde kalmadığını görüyoruz.
911 dizisinde Peter Krause’un canlandırdığı Bobby Nash karakterine, Agents of S.H.I.E.L.D. dizisinde ise Clark Gregg’in Phil Coulson karakterine ses verdi. Sinema tarafında Felekten Bir Gece serisindeki Ed Helms, Jurassic World: Hakimiyet filmindeki Jeff Goldblum ve Esaretin Bedeli filmindeki Tim Robbins gibi farklı oyuncuların Türkçe seslendirmelerinde yer aldı.
Bu isimleri yan yana getirdiğinizde bile Murat Aydın’ın oyunculuk alanının ne kadar geniş olduğunu görmek mümkün.
Bir tarafta drama ağırlıklı bir karakter, diğer tarafta komedi temposu yüksek bir oyuncu, başka bir yapımda ise aksiyon veya bilim kurgu atmosferi içerisinde yer alan bir karakter bulunuyor. Her birinin sesle kurulması gereken dünya farklı.
Örneğin Felekten Bir Gece serisinde Ed Helms’in canlandırdığı Stu karakteri, Murat Aydın’ın kariyerindeki komedi tarafını gösteren önemli çalışmalardan biri. Aydın, serinin Felekten Bir Gece, Felekten Bir Gece Daha ve Felekten Bir Gece 3 yapımlarında Stu karakterinin Türkçe seslendirmelerinde yer aldı.
Komedi seslendirmesinde yalnızca repliği doğru söylemek yetmez. Oyuncunun mimikleri, tepkileri, konuşma temposu ve sahnedeki diğer karakterlerle olan iletişimi de sese yansımak zorundadır. Bu nedenle komedi, seslendirme sanatçısı açısından oldukça farklı bir oyunculuk alanı yaratır.
Murat Aydın’ın kariyerinde Korkunç Bir Film, Korkunç Bir Film 2 ve Korkunç Bir Film 3 gibi komedi yapımlarının yanında Arrow, Bates Motel, Sweet Magnolias, Damnation ve Kaçak gibi farklı türlerde yapımların da bulunması, bu çeşitliliği daha net ortaya koyuyor.

ANİMASYONLARDA BAŞKA BİR OYUNCULUK

Murat Aydın’ın kariyerinde animasyonların da önemli bir yeri bulunuyor.
Arı Filmi, Kung Fu Panda ve Leo’nun Hikâyesi gibi yapımlar, seslendirme sanatçısının oyunculuğunu farklı bir zemine taşıyan çalışmalar arasında yer alıyor.
Animasyonlarda oyuncunun yüzünü, beden dilini veya fiziksel hareketlerini kullanma imkânınız yok. Karakterin duygusunu büyük ölçüde sesinizle oluşturuyorsunuz. Bu nedenle animasyon seslendirmesi, sanatçıdan farklı bir yaratıcılık ve yorum gücü istiyor.
Murat Aydın’ın kariyerinde animasyonlardan komediye, dramadan aksiyona kadar uzanan bu çeşitlilik, aslında onun mesleki yolculuğunun en önemli taraflarından birini ortaya koyuyor: karakterden karaktere değişebilen ama oyunculuk disiplinini koruyan bir seslendirme anlayışı.

MAGNETO: KARİYERİN ÖNEMLİ DURAKLARINDAN BİRİ

Elbette Murat Aydın’ın kariyerinde ayrıca üzerinde durulması gereken karakterlerden biri de X-Men serisindeki Magneto, yani Erik Lehnsherr.
Michael Fassbender’ın canlandırdığı Magneto’yu X-Men: Geçmiş Günler Gelecek, X-Men: Apocalypse ve X-Men: Dark Phoenix filmlerinde Murat Aydın’ın sesiyle dinledik. Aynı zamanda Aydın, X-Men: Geçmiş Günler Gelecek filminde dublaj yönetmeni olarak da görev aldı.
Magneto, oyunculuk açısından kolay bir karakter değil. Karakterin sertliği kadar geçmişinden gelen kırgınlıkları, öfkesi, kararlılığı ve zaman zaman ortaya çıkan insani tarafı da seslendirmede karşılığını bulmak zorunda.
Benim açımdan Murat Aydın’ın bu karakterde dikkat çeken tarafı da burada ortaya çıkıyor. Michael Fassbender’ın oyunculuğundaki ağırlığı Türkçe sese aktarırken karakteri yalnızca “sert bir adam” olarak yorumlamıyor; Magneto’nun taşıdığı duygusal yükün de ses içerisinde hissedilmesini sağlıyor.
Fakat Magneto’yu Murat Aydın’ın kariyerinin tamamı olarak görmek doğru olmaz. Tam tersine, bu karakter onun uzun kariyerindeki önemli duraklardan yalnızca biri. Çünkü Aydın’ın meslek yolculuğu Magneto’dan çok daha geniş bir alana yayılıyor.

MARVEL DÜNYASINDA PHIL COULSON

Murat Aydın’ın kariyerindeki bir başka dikkat çekici çalışma ise Marvel evreninin sevilen karakterlerinden Phil Coulson.
Clark Gregg’in canlandırdığı Phil Coulson karakteri, Aydın’ın sesiyle farklı Marvel yapımlarında Türkçe izleyiciyle buluştu. Thor ve Agents of S.H.I.E.L.D. gibi yapımlarda bu karakterle karşılaşırken, Aydın’ın sesinin daha kontrollü, sakin ve karakterin mizahi tarafını da taşıyan farklı bir yorumunu dinlemek mümkün.
Magneto ile Coulson’u yan yana koyduğumuzda bile Murat Aydın’ın seslendirme sanatçısı olarak ne kadar farklı alanlarda çalışabildiğini görebiliyoruz.
Biri güçlü, sert ve dramatik bir karakterken diğeri daha sakin, kontrollü ve zaman zaman mizahi bir karakter. İki farklı oyuncunun performansını, iki farklı karakter dünyasını Türkçe’de karşılayabilmek, seslendirme sanatçısının oyunculuk repertuvarını gösteren önemli örneklerden biri.

SADECE MİKROFONUN ÖNÜNDE DEĞİL

Murat Aydın’ın kariyerini benim için daha da önemli hale getiren noktalardan biri, yalnızca seslendirme sanatçısı olarak değil, dublaj yönetmeni olarak da çalışmalar yapması.
Dublaj yönetmenliği, mikrofonun başına geçip bir karakteri seslendirmekten farklı bir sorumluluk. Burada artık bütün yapımı düşünmeniz gerekiyor. Oyuncuların performansları, karakterlerin birbirleriyle ilişkileri, sahnelerin duygusu, repliklerin zamanlaması ve Türkçe dublajın genel bütünlüğü aynı anda takip ediliyor.
Aydın’ın hem oyuncu hem de yönetmen tarafında çalışması, mesleğin farklı aşamalarını deneyimlediğini gösteriyor. X-Men: Geçmiş Günler Gelecek filmindeki dublaj yönetmenliği de bunun dikkat çekici örneklerinden biri.
Bu noktada Murat Aydın’ın kariyerine yalnızca “hangi karakterleri seslendirdi?” sorusuyla bakmanın yetersiz olduğunu düşünüyorum. Asıl önemli olan, yıllar içerisinde bu mesleğin hem önünde hem arkasında yer alarak oluşturduğu deneyim.

BİR USTANIN KARİYERİNE BAKARKEN

Bir gazeteci olarak sanatçıların kariyerlerini araştırırken benim için önemli olan şeylerden biri, yalnızca tanınan yapımları sıralamak değil. O kariyerin içerisinde nasıl bir emek ve süreklilik olduğunu anlayabilmek.
Murat Aydın’ın kariyerinde de benim dikkatimi çeken en önemli noktalardan biri bu.
Bugün onu Magneto ile, Phil Coulson ile, Stu ile veya başka karakterlerle hatırlayabiliriz. Ancak bu karakterlerin her biri uzun bir meslek yolculuğunun yalnızca bir parçası. Sinema filmleri, diziler, animasyonlar, farklı türlerdeki karakterler ve dublaj yönetmenliği çalışmaları bir araya geldiğinde çok daha geniş bir tablo ortaya çıkıyor.
Ve bence bir sanatçının asıl hikâyesi tam da burada başlıyor.
Çünkü yıllar içerisinde onlarca, hatta yüzlerce farklı karaktere ses vermek yalnızca iyi bir ses sahibi olmayı gerektirmiyor. Her yeni projede yeniden çalışmayı, karakteri anlamayı, yönetmenin yönlendirmesine uyum sağlamayı, sahnenin duygusunu yakalamayı ve yıllar geçse de mesleğe aynı ciddiyetle yaklaşmayı gerektiriyor.
Murat Aydın’ın kariyerine baktığımda ben bu sürekliliği görüyorum.

MURAT AYDIN’A BİR GAZETECİNİN SELAMI

İznik Gazetesi’nde bugüne kadar pek çok değerli sanatçının kariyerini yazdım. Her birinin hikâyesi kendi içerisinde farklı bir anlam taşıyor. Ancak bazı isimleri yazarken, gazeteci kimliğinizin yanında kişisel mesleki saygınız da ister istemez cümlelerinize yansıyor.
Murat Aydın benim için böyle bir isim.
Kendisini yalnızca seslendirdiği karakterlerle değil, yıllar içerisinde oluşturduğu meslek birikimiyle değerlendiriyorum. Mikrofon başında verdiği emek, farklı türlerdeki karakterlere getirdiği yorum, dublaj yönetmenliği alanındaki deneyimi ve yıllardır bu mesleğin içerisinde sürdürdüğü üretim, benim gözümde onu seslendirme dünyasının üstad isimlerinden biri haline getiriyor.
“Üstad” demek benim için kolay kullanılan bir kelime değil. Hele ki yıllardır seslendirme sanatçılarını takip eden, onların çalışmalarını araştıran ve hikâyelerini okuyuculara aktarmaya çalışan bir gazeteci olarak bu kelimeyi özellikle seçiyorum.
Murat Aydın’ın kariyerine baktığımda gördüğüm şey yalnızca bir ses değil; yılların oluşturduğu bir tecrübe, farklı karakterlerde şekillenen bir oyunculuk anlayışı ve mesleğine duyulan saygı.
Belki izleyici bir filmi izlerken ekrandaki oyuncuyu görür, karakterin hikâyesine odaklanır ve film bittiğinde salondan çıkar. Fakat biz seslendirme dünyasına biraz daha yakından baktığımızda, o karakterin Türkçe konuşabilmesi için stüdyoda verilen emeği de görmeye başlarız.
İşte Murat Aydın’ın kariyeri bana bunu bir kez daha hatırlatıyor.
Kendisine bir gazeteci olarak duyduğum saygıyı ve mesleki hayranlığı birkaç cümleyle anlatmak kolay değil. Ancak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Murat Aydın, seslendirme dünyasında yalnızca sesi duyulan değil, emeği ve ustalığı da hissedilen isimlerden biri.
Yıllar boyunca farklı karakterlere hayat veren, farklı dünyaların kapısını Türkçe izleyiciye açan ve mesleğini büyük bir istikrarla sürdüren bir ustaya, buradan benim de küçük bir gazeteci selamım olsun.
İyi ki bu mesleğin içerisinde böyle ustalar var.

Leave A Reply

Your email address will not be published.