ERCAN ÖZDAL: YILLARLA BÜYÜYEN BİR OYUNCULUK HİKÂYESİ

0

 

Bir oyuncunun kariyerine dışarıdan baktığımızda genellikle ekranda gördüğümüz karakterleri hatırlıyoruz. Oysa o karakterlerin arkasında yıllarca süren bir eğitim, sahne çalışması, farklı projeler ve ciddi bir emek var. Ercan Özdal’ın kariyerine biraz daha yakından baktığımda benim gördüğüm de tam olarak bu.
Ercan abiyi uzun zamandır tanıyorum. Yollarımız Feyk Sahne döneminde kesişti. O dönemde sahnelediği oyunları izledim, ardından İznik Gazetesi’nde bu oyunlar üzerine yazılar hazırladım. Ben gazetecilik tarafından, onlar tiyatro tarafından geliyordu. Buna rağmen kısa sürede güzel bir iletişim kurduk.
Feyk Sahne’nin benim için ayrı bir yeri var. Çünkü orada sadece oyun izlemedim; tiyatro yapan insanları daha yakından tanıdım. Beni kendi çevrelerinin içerisine almalarında Ercan abinin de önemli bir payı olduğunu düşünüyorum. Fakat bugün bu yazıyı yazarken asıl anlatmak istediğim konu Feyk Sahne değil. Asıl mesele, Ercan Özdal’ın çocuk yaşta başlayan ve yıllar içerisinde büyüyen oyunculuk kariyeri.

ÇOCUK YAŞTA BAŞLAYAN OYUNCULUK
Ercan Özdal’ın oyunculukla tanışması oldukça erken yaşlara dayanıyor. Filmografi kayıtlarında ilk dönem çalışmaları arasında Yasemince, Sırlar Dünyası / Sır Kapısı ve Hiçbiryerde gibi yapımlar bulunuyor.
Çocuk yaşta kamera karşısına geçmesi, onun için yalnızca kısa süreli bir deneyim olarak kalmamış. Oyunculuğa devam etmiş, kendisini eğitim anlamında geliştirmiş ve zaman içerisinde bunu profesyonel bir kariyere dönüştürmüş.
Bu noktada tiyatro eğitimi önemli bir yere sahip.
Özdal, Kartal Sanat Tiyatrosu’nun çocuk drama atölyesinde yetiştikten sonra Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde eğitim aldı.
Bence kariyerinin ilerleyen yıllarına baktığımızda bu eğitimin izlerini görmek mümkün. Çünkü Ercan Özdal yalnızca tek bir türde ya da tek bir alanda çalışan bir oyuncu olmadı. Tiyatro, televizyon, sinema ve dijital projelerde farklı karakterlerle seyircinin karşısına çıktı.

TELEVİZYONDA FARKLI KARAKTERLER
Ercan Özdal’ın televizyon kariyerinde dikkat çeken noktalardan biri, farklı dönemlerde birbirinden farklı yapımlarda yer alması.
Hatırla Sevgili, Kavak Yelleri, Ölümsüz Kahramanlar, Yedi Güzel Adam, Seddülbahir 32 Saat, Sevda Kuşun Kanadında, Çukur, Arka Sokaklar, Elimi Bırakma ve Yasak Elma gibi yapımlarda rol aldı.
Bu listeye baktığınızda aslında kariyerinin nasıl genişlediğini daha rahat görebiliyorsunuz. Dönem dizilerinden dramalara, aksiyon işlerinden uzun soluklu televizyon projelerine kadar farklı alanlarda çalıştı.
Özellikle Elimi Bırakma dizisindeki Hasan karakteri, kariyerindeki uzun soluklu rollerden biri oldu. 2018-2019 yılları arasında dizinin 43 bölümünde yer aldı.
Uzun soluklu bir dizide karakteri devamlı olarak taşımak, yoğun çekim temposuna ayak uydurmak ve hikâyenin değişen yapısına adapte olmak da oyuncuya farklı bir deneyim kazandırıyor. Ercan Özdal’ın kariyerinde bu tür çalışmaların önemli bir yeri bulunuyor.

ÇUKUR VE GENÇ İDRİS KOÇOVALI
Geniş izleyici kitlesinin onu hatırladığı yapımlardan biri de Çukur.
Özdal, dizide genç İdris Koçovalı karakterini canlandırdı. Bu tür roller oyuncu açısından farklı bir çalışma gerektiriyor. Çünkü seyircinin zaten tanıdığı bir karakterin geçmişini canlandırıyorsunuz.
Genç İdris’i oynarken yalnızca karakterin gençliğini göstermek değil, ilerleyen yıllarda dönüşeceği kişiye de bir bağ kurmak gerekiyor. Bu nedenle Çukur, Ercan Özdal’ın televizyon kariyerindeki dikkat çeken işlerden biri olarak ayrı bir yerde duruyor.
Ancak onun kariyerine baktığımızda Çukur’un yalnızca bir parça olduğunu da görmek gerekiyor. Çünkü oyunculuk yolculuğu bu projeden çok daha önce başlamıştı ve sonrasında da farklı çalışmalarla devam etti.

TARİHİ YAPIMLAR VE SİNEMA
Ercan Özdal’ın kariyerinde dönem ve tarih eksenli yapımlar da önemli bir yer tutuyor.
Yedi Güzel Adam, Seddülbahir 32 Saat, Sevda Kuşun Kanadında ve Saruhan gibi projelerde farklı karakterleri canlandırdı.
Tarihi yapımlarda oyuncunun işi yalnızca rolünü oynamaktan ibaret değil. Dönemin atmosferini, karakterlerin davranış biçimlerini ve hikâyenin geçtiği zamanı da doğru şekilde yansıtmak gerekiyor. Özdal’ın farklı dönem yapımlarında yer alması da kariyerindeki çeşitliliği gösteren noktalardan biri.
Sinema tarafında ise Hiçbiryerde, Pars: Kiraz Operasyonu, Masal, Nezih Bir Film ve Mühr-ü Musallat – Perihan gibi yapımlarda yer aldı.
Son yıllarda dijital projelerde de çalışmalarını sürdüren Özdal’ın Metamorfoz: Kırılma dizisinde yer alması, kariyerinin televizyon ve sinemanın yanında dijital yapımlara da uzandığını gösteriyor.
Yani yıllar içerisinde çalışma alanı genişleyen bir oyunculuk kariyerinden söz ediyoruz.

SAHNE HEP VAR OLDU
Ercan Özdal’ın kariyerine baktığımda benim özellikle dikkatimi çeken taraflardan biri tiyatrodan hiç kopmaması.
Televizyonda ve sinemada farklı projelerde yer alırken sahne çalışmalarını da sürdürdü. Bence bu, bir oyuncunun mesleğiyle kurduğu ilişki açısından önemli.
Çünkü kamera karşısında yapılan oyunculuk ile seyircinin karşısına canlı olarak çıkmak birbirinden farklı deneyimler. Tiyatroda oyuncunun karşısında doğrudan seyirci var ve performansın her anı canlı olarak yaşanıyor.
Ben de Ercan abiyi daha yakından tanıdığım Feyk Sahne döneminde bu tarafıyla gördüm. Onu yalnızca televizyon ekranında gördüğüm bir oyuncu olarak değil, sahnede işini yapan bir tiyatro sanatçısı olarak tanıdım.

YILLAR ÖNCE KURULAN BİR HAYAL: ENIGMA VARYASYONLARI
Ercan Özdal’ın son dönem çalışmalarından Enigma Varyasyonları ise kariyer hikâyesinde benim özellikle dikkatimi çeken işlerden biri.
Bunun sebebi yalnızca oyunun kendisi değil, Ercan abinin bu oyunla olan geçmişi.
Özdal, Çukurova Üniversitesi’nde konservatuvar öğrencisiyken Adana Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında oyunun bir yorumunu izlemiş. O yıllarda bir gün bu oyunda rol almak istemiş.
Aradan yıllar geçmiş ve o hayal gerçek olmuş.
Üstelik bunun için acele etmemiş. Oyundaki karakterlerin yaşlarına gelmeyi beklediğini anlatıyor. Bugün ise Cihangir Köse ile birlikte Enigma Varyasyonları oyununda sahne alıyor.
Bir oyuncunun öğrencilik yıllarında izlediği bir oyunun, yıllar sonra kendi kariyerinin bir parçası haline gelmesi gerçekten güzel bir hikâye.
Bence bu, Ercan Özdal’ın kariyerini anlatırken üzerinde durulması gereken en özel ayrıntılardan biri.
Çünkü burada yalnızca bir rol yok. Yıllar önce kurulmuş bir hayalin, doğru zamanda yeniden karşısına çıkması var.

BENİM İÇİN ERCAN ABİ
Ercan Özdal’ın kariyerine baktığımızda çocuk yaşta başlayan bir oyunculuk serüveni görüyoruz. Tiyatro eğitimi, televizyon dizileri, sinema filmleri, tarihi yapımlar, dijital projeler ve sahne çalışmaları bu yolculuğun farklı duraklarını oluşturuyor.
Benim hikâyemde ise Ercan abinin yeri biraz daha farklı.
Feyk Sahne’de oyunlarını izlediğim, sonrasında yazılar yazdığım dönem benim için yalnızca tiyatro oyunlarını takip ettiğim bir dönem olmadı. Orada birçok insan tanıdım.
Ben başka bir sektörden geliyordum. Onlar tiyatronun içerisindeydi. Buna rağmen beni hiçbir zaman dışarıdan biri gibi hissettirmediler. Kısa sürede arkadaşları ve kardeşleri gibi gördüler.
Bunda Ercan abinin yaklaşımını ayrı bir yere koyuyorum.
Çünkü onun sayesinde güzel insanlarla tanıştım ve tiyatro dünyasının benim için daha farklı bir anlam kazanmasını sağlayan bir çevrenin parçası oldum.
Bu yüzden Ercan Özdal benim için yalnızca televizyonda ya da sahnede izlediğim bir oyuncu değil. Tanıdığım, sohbet ettiğim ve yıllar içerisindeki kariyerini takip etme fırsatı bulduğum bir insan.

HİKÂYE DEVAM EDİYOR
Bugün Ercan Özdal’ın kariyerine geriye dönüp baktığımda en çok dikkatimi çeken şey, yıllar içerisinde farklı alanlarda kendisine yeni deneyimler katmış olması.
Çocuk yaşta başlayan oyunculuk serüveni, konservatuvar eğitimiyle devam etmiş. Televizyon ve sinema projeleriyle genişlemiş, tiyatro sahnesi ise bütün bu süreçte varlığını korumuş.
Şimdi ise yıllar önce izlediği ve bir gün oynamayı istediği Enigma Varyasyonları ile yeniden sahnede.
Bence bir oyuncunun kariyerini değerli kılan şeylerden biri de tam olarak bu. Geçmişte yaptığı işlerle yetinmeden yeni karakterlerin, yeni projelerin ve yeni sahnelerin peşinden gitmek.
Ercan abiyle yollarımızın Feyk Sahne’de kesişmesinin üzerinden zaman geçti. Ben o dönemde oyunlarını izleyip İznik Gazetesi için yazılar yazıyordum. Bugün ise onun çocuk yaşta başlayan kariyerine daha geniş bir pencereden bakıyorum.
Ve görüyorum ki Ercan Özdal’ın hikâyesi tek bir diziyle, tek bir karakterle ya da tek bir sahneyle anlatılabilecek bir hikâye değil.
Bu hikâyenin içerisinde yıllar var, emek var, eğitim var, farklı karakterler var ve hâlâ devam eden bir oyunculuk serüveni var.
Benim içinse bütün bunların yanında bir de “Ercan abi” kısmı var.
İyi ki yollarımız kesişmiş. İyi ki o dönem Feyk Sahne’de tanışmışız.
Ve iyi ki yıllar sonra dönüp baktığımda, hem kariyerine hem de insan olarak hayatımda bıraktığı yere güzel şeyler söyleyebiliyorum.

Leave A Reply

Your email address will not be published.