Bazen günün bütün telaşını geride bırakıp sevdiğimiz bir şarkıyı dinlemek isteriz. Özellikle slow parçaların kendine özgü bir yanı vardır; melodisiyle insanı sakinleştirirken sözleriyle de farklı düşüncelere sürükleyebilir. Kimi zaman bir hatırayı canlandırır, kimi zaman da uzun zamandır görüşmediğimiz birini yeniden aklımıza getirir. Bu kez İznik Gazetesi’ndeki köşemde, müzik yolculuğunu yakından takip ettiğim Sofia Hicran’ın yeni şarkısı “Nasılsın Bu Aralar” ile karşınızdayım.
30 Ekim’de dinleyiciyle buluşan bu yeni çalışma, ismiyle bile insanın dikkatini çekiyor. Kasım ayının ilk günlerinde Sofia’nın müzik yolculuğuna eklenen bu şarkıyı, arkasındaki emek ve dinleyicide uyandırabileceği duygularla birlikte ele almak istedim.
Bazen birkaç kelime, anlatılmamış bir hikâyeyi hatırlatır.
“Nasılsın Bu Aralar?” Hepimizin hayatında farklı zamanlarda sorduğu, bazen de sormak isteyip bir türlü soramadığı bir soru. Uzun zamandır görüşmediğimiz bir dostu ya da geçmişte hayatımızda önemli bir yeri olan birini düşündüğümüzde, bu cümle kendiliğinden aklımıza gelebilir.
Şarkının adı da bu yönüyle tanıdık bir duyguyu çağrıştırıyor. Çünkü bazen insan, geçmişte kalan birinin nasıl olduğunu merak eder ama aradaki mesafeyi aşmak kolay olmaz. Müzik ise bu tür hisleri yeniden düşünmemize vesile olabilir. Slow şarkıların güzelliği de biraz burada saklı: Dinleyiciye kendi anılarıyla bağ kurabileceği bir alan bırakmaları.
Elbette herkes aynı şarkıda aynı duyguyu bulmaz. Kimi sözlere, kimi melodiye, kimi de yorumun kendisinde bıraktığı etkiye odaklanır. Önemli olan, eserin dinleyicide kendine özgü bir karşılık bulabilmesidir.
Şarkının arkasındaki müzikal emek
Sofia Hicran’ın “Nasılsın Bu Aralar” isimli yeni çalışmasının söz ve müziği Süleyman Leylek’e ait. Şarkının aranjesini de üstlenen Leylek, eserin müzikal yapısına katkıda bulunuyor.
Çalışmada İstanbul Strings yaylı grubu yer alırken keman kompozisyonu Mert Kemancı tarafından hazırlanmış. Geri vokalde Eren Kazmacı’nın katkıda bulunduğu şarkının mix ve mastering çalışmalarını Selim Topsakal gerçekleştirmiş. Yönetmen koltuğunda ise Taha Baydemir bulunuyor.
Slow şarkılarda aranjman, yaylılar ve keman gibi enstrümanlar, eserin atmosferinin oluşmasında önemli bir rol oynayabiliyor. Bu dokunuşların vokalle nasıl bütünleştiği de dinleyicinin şarkıyla kurduğu bağı etkileyebiliyor.
Bir eserin dinleyiciye ulaşmasının arkasında çoğu zaman farklı alanlarda çalışan pek çok kişinin emeği bulunuyor. Söz ve müzikten düzenlemeye, vokal çalışmalarından son ses işlemlerine kadar uzanan bu süreç, ortak bir üretimin sonucunu ortaya çıkarıyor. Bu nedenle Sofia’nın yeni şarkısını değerlendirirken projede yer alan isimleri de anmak gerekiyor.
Sofia Hicran’ın müzik yolculuğunda yeni bir adım
Sofia Hicran’ın çalışmalarını yakından takip ederken yeni eserlerle dinleyicisinin karşısına çıkmasını ayrıca önemsiyorum. Her şarkı, sanatçının üretim yolculuğuna eklenen yeni bir durak ve dinleyicisiyle kurduğu bağın yeniden şekillendiği bir buluşma anlamına geliyor.
“Nasılsın Bu Aralar” da ismiyle dinleyiciyi düşünmeye davet eden bir çalışma. Belki birileri bu şarkıyı dinlerken eski bir dostunu hatırlayacak, belki de yalnızca günün yorgunluğundan uzaklaşmak için müziğe sığınacak. Şarkının farklı hayatlarda nasıl bir yer edineceğini zaman gösterecek.
Bence müziğin en güzel taraflarından biri, ortaya konan eserin zamanla dinleyicinin kendi hikâyesine dâhil olması. Bir şarkının herkes için aynı şeyi anlatması gerekmiyor; bazen kişisel bir anıya eşlik etmesi bile onu özel kılmaya yetiyor.
Yeni şarkıya, yeni bir heyecana…
30 Ekim’de yayımlanan “Nasılsın Bu Aralar”, Sofia Hicran’ın müzik yolculuğundaki yeni çalışması olarak dinleyiciyle buluştu. Söz ve müziği Süleyman Leylek’e ait olan, farklı müzisyenlerin ve teknik ekibin katkılarıyla hazırlanan şarkının Sofia’ya güzel bir müzik yolculuğu getirmesini diliyorum.
Sofia’ya yeni çalışması için gönülden başarılar diliyorum. Sanatçıların emek vererek hazırladıkları eserleri dinleyicileriyle paylaşmaları ve üretmeye devam etmeleri kıymetli. Dilerim “Nasılsın Bu Aralar”, dinleyenlerin severek yeniden döneceği şarkılardan biri olur.
Yazımı bitirirken başlıktaki soruyu bu kez kendimize yöneltelim: Nasılsın bu aralar? Belki de bazen durup kendimizi dinlemek, günlük koşuşturmanın içinde unuttuğumuz duygularımıza biraz zaman ayırmak gerekiyor. Güzel bir şarkı da bu küçük molanın en iyi eşlikçilerinden biri olabilir.
Ben Vural Korkmaz olarak İznik Gazetesi’ndeki köşemde, sanatçıların yeni çalışmalarını ve müzik yolculuklarını sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Sofia Hicran’a yeni şarkısında başarılar diliyor, sanatın ve müziğin buluşturduğu yeni hikâyelerde yeniden görüşmeyi diliyorum.
