Bazı insanlar vardır, uzun uzun anlatmanıza gerek kalmadan hayatınızda özel bir yere sahip olur. Bazı sanatçılar da vardır; yaptıkları müzikle sadece dinleyicinin kulağına değil, hayatına da dokunurlar. Sevgili Ceren Hocaoğlu benim için tam olarak böyle bir isim.
İznik Gazetesi adına yıllardır kendisiyle birçok röportaj gerçekleştirdik. Kimi zaman müziği konuştuk, kimi zaman hayalleri… Bazen yeni projelerinin heyecanını paylaştık, bazen de hayatın içinden samimi sohbetler ettik. Ve şunu çok net söyleyebilirim ki; Ceren’in müziğinde gördüğünüz duygu, onun gerçek hayatındaki samimiyetinden bağımsız değil. Çünkü o, hissetmediği hiçbir şeyi söylemeyen insanlardan biri. Belki de bu yüzden şarkıları bu kadar gerçek geliyor insana.
Şimdi ise sevgili Ceren, 5 Haziran’da yayınlanacak yeni teklisi “Cayıyor Aklım” ile dinleyicisinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Ama bu kez ortada yalnızca yeni bir şarkı yok. Bu kez sanki bir insanın iç dünyasının en kırılgan tarafı melodilere dönüşmüş gibi…
“Cayıyor Aklım”ı ilk okuduğum anda bile şunu hissettim:
Bu şarkı, insanın birine duyduğu özlemi anlatmaktan çok daha fazlasını yapıyor. Çünkü bazen bir insanın yokluğu sadece kalbi değil, zihni de yoruyor. Günün en sakin anında bile düşünceler darmadağın olabiliyor. İnsan kalabalığın içinde bile eksik hissedebiliyor kendini. İşte Ceren’in yeni şarkısı tam olarak bu ruh halini anlatıyor.
Şarkının isminde bile ayrı bir kırılganlık var aslında:
“Cayıyor Aklım…”
Bu cümle bile tek başına insanın içine dokunuyor. Çünkü hepimiz hayatımızın bir döneminde aklımızı toparlayamadığımız zamanlar yaşadık. Bir mesajı beklerken, bir sesi özlerken, gece uyuyamazken ya da sadece bir insanın yokluğunu sessizce hissederken…
Ceren’in yazdığı sözlerde de tam olarak bu samimiyet var. Özellikle:
“Derdim umudumu ezer
Senden kalan ömür yeter”
satırları, bana göre şarkının kalbi gibi. Çünkü burada büyük cümlelerle yaratılmış yapay bir dramatiklik yok. Oldukça sade ama insanın içine işleyen bir duygu var. Ve zaten gerçek duyguların en güçlü yanı da budur; bağırmadan etkiler insanı.
Bir başka dikkat çekici nokta ise şarkının müzikal dünyası. Günümüzde pek çok pop şarkısı aynı duygunun etrafında dönüp dururken, “Cayıyor Aklım” kendi atmosferini kurmayı başarıyor. Flamenco gitarın sıcak ama hareketli ritmi, gypsy kemanın o içe dokunan melodileri, flütün huzurlu geçişleri ve sitarın kattığı mistik hava… Bunların hepsi birleşince ortaya sadece bir pop şarkısı değil, adeta yaşayan bir hikâye çıkıyor.
Şarkıyı dinlerken insan kendini bazen uzun bir gece yolculuğunda hissediyor, bazen bir sahil kenarında geçmişi düşünürken… Bazen de yalnızca kendi iç sesiyle baş başa kalmış gibi…
Ve sanırım “Cayıyor Aklım”ın en güçlü tarafı tam olarak burada ortaya çıkıyor:
Bu şarkı size bir şey anlatmaya çalışmıyor.
Size kendinizi hatırlatıyor.
Özellikle nakarat kısmı, ilk dinleyişten itibaren insanın zihnine yerleşiyor:
“Cayıyor aklım bak,
Kaçıyor uzağa…”
Buradaki duygu çok tanıdık aslında. İnsan sevdiği birinin yokluğunda bazen gerçekten kendinden uzaklaşıyor. Her şey normal devam ediyor gibi görünse de iç dünyasında eksik kalan bir taraf oluyor. Ceren’in vokal yorumu da tam bu noktada şarkıyı bambaşka bir yere taşıyor. Çünkü sesi yalnızca teknik olarak güzel değil; hissi taşıyabiliyor. Dinlerken sanki biri size içini döküyormuş gibi geliyor.
Uzun zamandır müzik dünyasını takip eden biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:
Samimiyet artık çok nadir bulunan bir şey haline geldi. Her şeyin hızla tüketildiği bir dönemde insanlar bazen sadece gerçekten hissedilmiş bir şarkı duymak istiyor. İşte “Cayıyor Aklım” bu yüzden önemli bir yerde duruyor. Çünkü bu şarkı trend olmak için değil, bir duyguyu gerçekten anlatabilmek için yapılmış gibi hissediliyor.
Sevgili Ceren Hocaoğlu’nun yıllardır müziğinde koruduğu bir taraf var:
Ne kadar değişirse değişsin, ne kadar farklı işler üretirse üretsin, içindeki o kırılgan samimiyeti kaybetmiyor. Belki de onu özel yapan şey tam olarak bu. Dinleyiciyle arasında görünmeyen ama güçlü bir bağ kurabiliyor.
İznik Gazetesi adına yıllardır yaptığımız röportajlarda da bunu çok net hissettim. Kameralar kapandıktan sonra da aynı samimiyetin devam ettiği insanlardan biri Ceren. Müziğini de tam olarak bu gerçeklik besliyor zaten. Çünkü bazı sanatçılar şarkı yapar…
Bazıları ise yaşadıklarını müziğe dönüştürür.
“Cayıyor Aklım” da bana göre tam olarak ikinci tarafa ait bir şarkı.
5 Haziran’da yayınlanacak olan bu özel çalışma şimdiden pek çok insanın kalbine dokunacak gibi görünüyor. Çünkü bu şarkı yalnızca aşkı anlatmıyor; özlemi, zihinsel dağınıklığı, kırılganlığı ve yeniden toparlanma isteğini de anlatıyor. En önemlisi ise insanın sevdiği birine duyduğu o derin ihtiyacı hissettiriyor.
Ve sanırım bazen bir şarkının iyi olması için bundan fazlasına gerek yok…
İznik Gazetesi adına sevgili Ceren Hocaoğlu’na bu güzel yolculukta gönülden başarılar diliyorum. Eminim ki “Cayıyor Aklım”, sadece kulaklarda değil, insanların kalbinde de uzun süre yer edecek. Çünkü bazı şarkılar dinlenir ve geçer…
Bazıları ise insanın içinde yaşamaya devam eder.
Sign in
Sign in
Recover your password.
A password will be e-mailed to you.
