Gazetecilik bazen insanları tanımaktır.
Yıllar boyunca sayısız isimle röportaj yaparsınız. Kimi zaman bir sanatçıyla, kimi zaman bir oyuncuyla, kimi zaman da işini tutkuyla yapan bir emekçiyle sohbet edersiniz. Fakat bazı insanlar vardır ki yalnızca mesleklerini anlatmazlar; hayata nasıl baktıklarını da hissettirirler.
İznik Gazetesi adına daha önce keyifli bir röportaj gerçekleştirdiğimiz sevgili Ayşe Nurcan Özdemir de benim için tam olarak böyle isimlerden biri.
Onu seslendirme sanatçılığıyla tanıdık. Sesin görünmeyen dünyasında yıllardır emek veren, karakterlere ruh kazandıran bir sanatçı olarak biliyoruz. Ancak bugün karşımızda yalnızca bir seslendirme sanatçısı değil; bir hikâye anlatıcısı, bir gözlemci ve en önemlisi de can dostlarına duyduğu sevgiyi sanata dönüştüren bir isim var.
Ayşe Nurcan Özdemir’in yazıp yönettiği “Sokak Kedisi Emrah” adlı mini animasyon dizisinin ilk bölümü yayınlandı.
İlk bakışta eğlenceli bir kedi hikâyesi gibi görünebilir.
Ama aslında bu proje çok daha fazlası.
Çünkü bu hikâyenin merkezinde kurgu değil, hayat var.
Yıllarca İstanbul’un sokaklarında yaşayan kediler var.
Bir mahallenin sessiz sakinleri var.
Ve en önemlisi, unutulmaması istenen bir dostluk var.
Başkarakter Emrah, sıradan bir animasyon kahramanı değil. Sarıyer sokaklarında yıllarca yaşamış gerçek bir kedi. Mahallenin insanları tarafından sevilen, beslenen ve hayatının son dönemlerinde Ayşe Nurcan Özdemir’in evinde yaşamını sürdüren özel bir dost.
Bugün Emrah fiziksel olarak aramızda olmayabilir.
Ancak onun hikâyesi artık yaşamaya devam ediyor.
Belki de sanatın en güzel tarafı budur.
Kaybettiklerimizi geri getiremez ama onları unutturmamayı başarabilir.
“Sokak Kedisi Emrah” tam da böyle bir yerden doğmuş.
Dizide yer alan Pıtırcık, Duman, Minik ve Haydar da yalnızca çizilmiş karakterler değil. Hepsi gerçek yaşamdan izler taşıyor. Yıllarca gözlemlenmiş, davranışları not edilmiş, karakterleri hafızalara kazınmış mahalle kedileri…
Bu yüzden diziyi izlerken yalnızca bir animasyon seyretmiyorsunuz.
Bir mahallenin anılarını izliyorsunuz.
Bir insanın yıllar boyunca kurduğu dostlukları izliyorsunuz.
Ve bazen fark etmeden kendi mahallenizdeki kedileri hatırlıyorsunuz.
Projeyi özel kılan bir diğer detay ise arkasındaki büyük emek.
Bugün dijital dünyada içerik üretmek kolay gibi görünse de samimi işler ortaya koymak hâlâ çok zor.
Bu yapımda yalnızca Ayşe Nurcan Özdemir’in emeği yok.
Birbirinden değerli seslendirme sanatçıları da karakterlere hayat vermek için bir araya gelmiş durumda.
Emrah ve Minik karakterlerine sesiyle hayat veren Ayşe Nurcan Özdemir’in yanı sıra; Mehmet Rutkay Açıkgöz, Oğuz Toydemir, Barış Turan, Zehra Gümrükçü, Semra Özgün Emrah, Aybars Turgay ve Esra Turgay da bu dünyanın kurulmasına katkı sunmuş isimler arasında yer alıyor.
Seslendirme sanatı çoğu zaman görünmez bir emektir.
İzleyici karakteri görür ama o karakterin nefes alışını, sevincini, hüznünü ve mizahını oluşturan sesleri çoğu zaman fark etmez.
Oysa bir karakterin kalbe ulaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri sestir.
Bu nedenle projede yer alan tüm seslendirme sanatçılarını ayrıca kutlamak gerekiyor.
Projeyi özel kılan bir diğer detay ise arkasındaki büyük emek ve teknolojinin doğru şekilde kullanılması.
Bugün dijital dünyada içerik üretmek kolay gibi görünse de samimi işler ortaya koymak hâlâ çok zor. “Sokak Kedisi Emrah” da yalnızca bir animasyon projesi değil; gözlemin, yaratıcılığın ve teknolojinin bir araya geldiği özel bir çalışma olarak dikkat çekiyor.
Teknik tarafta destek veren Oğuz Toydemir’in katkısı, yapımın kurgusunu ve teknik altyapısını güçlendirirken; Ayşe Nurcan Özdemir’in yazarlık, yönetmenlik ve kurguculuk görevlerini bir arada üstlenmesi de projenin ne kadar kişisel bir hikâye olduğunu gösteriyor.
Belki de bu yüzden “Sokak Kedisi Emrah” izleyicide farklı bir duygu bırakıyor.
Çünkü burada ticari kaygılarla üretilmiş bir içerikten çok, kalpten gelen bir vefa hikâyesi var.
Bir dosta duyulan özlem var.
Bir mahalleye duyulan bağlılık var.
Ve yıllar boyunca aynı sokakları paylaşan canlılara duyulan sevgi var.
İznik Gazetesi olarak sevgili Ayşe Nurcan Özdemir’i yeni projesi için gönülden tebrik ediyoruz.
Daha önce gerçekleştirdiğimiz sohbetlerde işine olan tutkusunu yakından görme fırsatı bulmuştuk. Şimdi ise o tutkunun yeni bir esere dönüştüğünü görmek ayrıca mutluluk veriyor.
Umarız Emrah’ın hikâyesi daha çok insana ulaşır.
Umarız bu sıcak mahalle hikâyesi yeni bölümlerle büyümeye devam eder.
Ve umarız bir gün ekran başındaki herkes kendi hayatında iz bırakan bir dostunu hatırlar.
Çünkü bazı hikâyeler yalnızca anlatılmaz.
Bazı hikâyeler yaşatılır.
Ve Sokak Kedisi Emrah, tam da böyle bir hikâye.
Sign in
Sign in
Recover your password.
A password will be e-mailed to you.
Next Post
