Sanat dünyasında bazı isimlerin kariyerlerini yakından incelediğinizde, ilk bakışta fark etmediğiniz pek çok ayrıntıyla karşılaşıyorsunuz. Televizyonda gördüğümüz bir oyuncunun yıllarını tiyatro sahnelerinde geçirdiğini, farklı kurumlarda çalıştığını, çeşitli görevler üstlendiğini ya da mesleğinin başka alanlarında da kendisini geliştirdiğini çoğu zaman ayrıntılı bir araştırma yapmadan göremiyoruz.
Ben de İznik Gazetesi için hazırladığım bu köşe yazılarında mümkün olduğunca sanatçıların yalnızca bilinen projelerini değil, onların bugüne kadar nasıl bir meslek yolu yürüdüklerini anlatmaya çalışıyorum.
Bu kez rotamızı oyuncu Sevda Karabulut’a çeviriyoruz.
Karabulut’un kariyerine baktığımızda tiyatronun oldukça önemli bir yerde durduğunu görüyoruz. Müjdat Gezen Kültür Merkezi’nde başlayan eğitim süreci, Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Oyunculuk Bölümü ile devam ediyor. Ardından Adana Devlet Tiyatrosu, İstanbul Devlet Tiyatrosu ve Bakırköy Belediye Tiyatroları geliyor. Bunlara televizyon çalışmaları, reklam projeleri, seslendirme deneyimi ve reji asistanlığı gibi farklı alanlar da ekleniyor.
Dolayısıyla Sevda Karabulut’un kariyerini sadece birkaç televizyon projesi üzerinden değerlendirmek yerine, yıllara yayılan tiyatro ve oyunculuk çalışmalarıyla birlikte ele almak daha doğru.
OYUNCULUK EĞİTİMİYLE BAŞLAYAN BİR YOLCULUK
Sevda Karabulut, 1989 yılında Aydın’ın Söke ilçesinde dünyaya geldi. İlköğrenimini Aydın’da, ortaöğrenimini ise İstanbul’da tamamladı. Oyunculuğa olan ilgisi de lise yıllarında başladı. Okul tiyatrosunda yer alarak sahneyle ilk kez tanışan Karabulut, zaman içerisinde bu ilgisini profesyonel bir meslek haline getirme kararı aldı.
Oyunculuk eğitimine 2009 yılında Müjdat Gezen Kültür Merkezi’nde aldığı tiyatro eğitimiyle başladı. Bir yıl sonra Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Oyunculuk Bölümü’ne girdi ve 2014 yılında mezun oldu.
Ancak Karabulut’un profesyonel oyunculuk hayatı yalnızca mezuniyet sonrasında başlamadı. Eğitim aldığı dönemde de tiyatronun içerisinde yer almaya başladı. 2014 yılında Adana Devlet Tiyatrosu’nda çalışarak “Çöplük” ve “Yarınlara Geç Kalmadan” oyunlarında rol aldı.
Bu dönem, onun için eğitim ile profesyonel oyunculuk deneyiminin bir araya geldiği önemli bir süreçti. Lise yıllarında okul tiyatrosuyla başlayan sahne ilgisi, Müjdat Gezen Kültür Merkezi’ndeki eğitimin ardından konservatuvarla daha profesyonel bir zemine taşındı. Konservatuvar eğitiminin yanında profesyonel bir tiyatro kurumunda çalışmak da oyunculuk mesleğinin günlük çalışma düzenini ve sahne pratiğini yakından tanımasını sağladı.
İSTANBUL’A UZANAN KARİYER
2014 yılında Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndan mezun olan Karabulut, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda “Küçük Karabalık” adlı oyunda rol aldı.
Ardından kariyerinin önemli duraklarından biri olan Bakırköy Belediye Tiyatroları’na katıldı.
Bakırköy Belediye Tiyatroları, Karabulut’un kariyerinde uzun yıllar boyunca çalışmalarını sürdürdüğü önemli bir kurum oldu. Burada farklı dönemlerde farklı oyunlarda rol aldı ve çeşitli görevler üstlendi.
“Kardeşlerimi Arıyorum”, “Uzaklardan Gelen Sandık”, “İstanbul’u Satıyorum 1987”, “Çi-Pi-Lip”, “Tiyatronun Büyüsü” ve “Eşeğin Gölgesi” onun kurum bünyesinde yer aldığı yapımlardan bazıları.
Bu listeye baktığımızda Karabulut’un tek bir tiyatro türüne bağlı kalmadan farklı yapımlarda çalıştığını görüyoruz. Çocuk tiyatrosundan yetişkin oyunlarına kadar farklı çalışmalar içerisinde yer alması, oyunculuk deneyiminin yıllar içerisinde çeşitlenmesine katkı sağlamış.
OYUNCULUĞUN YANINDA REJİ ASİSTANLIĞI
Sevda Karabulut’un kariyerinde özellikle dikkatimi çeken konulardan biri de reji asistanlığı.
Oyuncuların kariyerleri çoğunlukla oynadıkları roller üzerinden anlatılıyor. Ancak tiyatro, yalnızca oyuncuların sahneye çıktığı bir çalışma alanından ibaret değil. Bir oyunun ortaya çıkması için yönetim, dramaturji, teknik ekip, dekor, kostüm, ışık ve ses gibi birçok farklı alanın birlikte çalışması gerekiyor.
Karabulut da kariyerinin çeşitli dönemlerinde bu üretim sürecinin farklı taraflarında görev aldı.
“Yarın Başka Koruda”, “Gülünç Karanlık” ve “Terör” gibi yapımlarda reji asistanlığı yaptı. Daha yakın dönemde ise “Anne Kafamda Bit Var” adlı yapımda hem oyuncu hem de reji asistanı olarak görev aldı.
Bence bu ayrıntı, onun kariyerini anlatırken mutlaka üzerinde durulması gereken konulardan biri. Çünkü böyle bir deneyim, oyuncunun yalnızca kendi karakterine değil, oyunun tamamına farklı bir gözle bakmasını sağlayabiliyor.
Bir oyuncunun yönetmenlik ve sahneleme sürecinin arka tarafını da deneyimlemesi, mesleki açıdan farklı bir birikim oluşturuyor.
ÇOCUK TİYATROSUNDAN YETİŞKİN OYUNLARINA
Karabulut’un tiyatro kariyerinde çocuk oyunlarının da önemli bir yeri bulunuyor.
İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda rol aldığı “Küçük Karabalık” ve Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda yer aldığı “Tiyatronun Büyüsü”, çocuk seyirciyle buluştuğu çalışmalar arasında.
Çocuk tiyatrosunun oyuncu açısından farklı bir çalışma gerektirdiğini düşünüyorum. Çocuk seyircinin dikkatini canlı tutmak, anlatımı doğru biçimde aktarmak ve karakteri daha doğrudan bir şekilde seyirciye geçirmek gerekiyor.
Karabulut’un kariyerinde çocuk tiyatrosunun yanı sıra farklı türlerde yetişkin oyunlarının da bulunması, oyunculuk alanındaki deneyiminin genişliğini gösteren başka bir ayrıntı.
“WOYZECK”TE DIŞ SES
Karabulut’un tiyatro çalışmalarında farklı görevlerden birini de “Woyzeck” oluşturuyor.
Oyunda dış ses olarak görev aldı. Bu çalışma, oyunculuğun sadece sahne üzerinde karakter canlandırmaktan ibaret olmadığını gösteren örneklerden biri.
Ses kullanımı da oyunculuk içerisinde önemli bir alan. Tiyatroda dış ses görevini üstlenmek, oyunun anlatımına farklı bir biçimde katkı sağlamayı gerektiriyor.
Karabulut’un kariyerinde bu tür farklı görevlerin bulunması, tiyatro deneyiminin çeşitliliği açısından dikkat çekici.
TELEVİZYON KARİYERİ
Sevda Karabulut’un kariyeri tiyatro ağırlıklı ilerlese de televizyon ekranlarında da farklı projelerde yer aldı.
Kaynaklarda “Hatırla Sevgili”, “Tek Türkiye”, “Umut Yolcuları”, “Seksenler”, “Kertenkele”, “Verda”, “Ferhat ile Şirin” ve “Emanet” gibi yapımlarda rol aldığı görülüyor.
Televizyon oyunculuğu, tiyatrodan farklı bir çalışma düzenine sahip. Kamera karşısında sahnedeki oyunculuk anlayışından farklı olarak çekim planına, kamera açısına ve yapımın çalışma sistemine uyum sağlamak gerekiyor.
Karabulut’un hem tiyatro hem de televizyon deneyimi yaşaması, oyunculuk kariyerinin farklı alanlarında çalışma fırsatı bulduğunu gösteriyor.
Ancak bütün kariyerine baktığımızda tiyatronun onun mesleki yolculuğundaki ağırlığı oldukça belirgin.
SESLENDİRMEDE GENÇ DAPHNE
Sevda Karabulut’un kariyerinde dikkat çeken başka bir alan da seslendirme.
2020 yılında vizyona giren animasyon filmi **“Scoob!”**un Türkçe seslendirme kadrosunda yer alan Karabulut, filmde Genç Daphne karakterini seslendirdi.
Seslendirme çalışmaları, oyuncunun yalnızca sesini kullanarak bir karakter oluşturmasını gerektiren farklı bir alan. Özellikle animasyonlarda karakterin duygusunu ve hareketlerini yalnızca ses aracılığıyla izleyiciye aktarmak gerekiyor.
Bu açıdan bakıldığında “Scoob!” çalışması da Karabulut’un oyunculuk kariyerindeki farklı deneyimlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.
REKLAM PROJELERİ
Oyuncunun çalışma alanları bununla da sınırlı değil.
Ajans kayıtlarında Vodafone, Atasun, Odamax, Enterogermina, Baby Turco ve Eti Süt Burger gibi markaların reklam çalışmalarında yer aldığı görülüyor.
Reklam oyunculuğu da kendi içerisinde farklı bir çalışma disiplini gerektiriyor. Kısa süre içerisinde belirli bir karakteri ve mesajı izleyiciye aktarabilmek, oyuncunun farklı çalışma koşullarına uyum sağlamasını gerektiriyor.
Karabulut’un tiyatro ve televizyon çalışmalarının yanında reklam sektöründe de deneyim kazanması, kariyerinin farklı alanlara yayıldığını gösteriyor.
BUGÜN DE TİYATRO ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR
Sevda Karabulut’un kariyerine baktığımızda önemli bir nokta hemen göze çarpıyor: Tiyatro onun için geçmişte kalmış bir dönem değil.
Bugün de Bakırköy Belediye Tiyatroları bünyesinde çalışmalarını sürdürüyor.
“Eşeğin Gölgesi” ve “Anne Kafamda Bit Var” gibi güncel yapımlarda yer alması, oyuncunun sahne çalışmalarına devam ettiğini gösteriyor.
Özellikle “Anne Kafamda Bit Var”da hem oyuncu hem de reji asistanı olarak görev alması, kariyerinde oyunculukla sahne arkasındaki deneyimin bir arada devam ettiğini ortaya koyuyor.
Bu da uzun yıllardır tiyatro içerisinde çalışan bir oyuncunun zaman içerisinde edindiği farklı deneyimleri bugün de kullanmaya devam ettiğini gösteren güzel bir örnek.
SEVDA KARABULUT’UN KARİYERİNE BİR GAZETECİNİN GÖZÜNDEN BAKMAK
Ben sanatçıların kariyerlerini yazarken mümkün olduğunca tek bir projeye ya da herkesin bildiği birkaç işe takılı kalmamaya çalışıyorum. Çünkü özellikle oyunculukta bir sanatçının mesleki geçmişi, izleyicinin gördüğünden çok daha geniş olabiliyor.
Sevda Karabulut’un kariyerinde de bunu görüyoruz.
Müjdat Gezen Kültür Merkezi’nde başlayan tiyatro eğitimi, Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ile devam eden eğitim süreci, Adana Devlet Tiyatrosu’ndaki ilk profesyonel çalışmalar, İstanbul Devlet Tiyatrosu ve ardından Bakırköy Belediye Tiyatroları…
Bunun yanında televizyon dizileri, reklam çalışmaları, seslendirme ve reji asistanlığı deneyimi…
Bütün bu çalışmalar bir araya geldiğinde, uzun yıllara yayılan ve farklı alanlarda deneyim kazanmış bir oyunculuk kariyeri ortaya çıkıyor.
Benim açımdan Karabulut’un kariyerindeki en önemli noktalardan biri ise tiyatrodan kopmadan üretmeye devam etmesi.
Çünkü yıllar içerisinde televizyon projelerinde, reklam çalışmalarında veya seslendirme alanında farklı işler yapmasına rağmen tiyatro kariyerini de sürdürüyor. Üstelik yalnızca oyuncu olarak değil, reji tarafında da deneyim kazanarak tiyatronun farklı çalışma alanlarını tanıyor.
Bir gazeteci olarak sanatçıların kariyerlerini araştırırken benim için kıymetli olan da tam olarak bu. Bir oyuncunun sadece nerede oynadığını değil, yıllar içerisinde mesleğine nasıl emek verdiğini ve kendisini hangi alanlarda geliştirdiğini görebilmek.
Sevda Karabulut’un hikâyesi de bu açıdan bakıldığında yalnızca bir oyuncu filmografisinden ibaret değil. Tiyatro eğitimiyle başlayan, farklı sahnelerde devam eden, televizyon ve seslendirme gibi alanlara uzanan ve bugün hâlâ tiyatro çalışmalarıyla sürdürülen bir kariyer.
İznik Gazetesi olarak sanat dünyasında emek veren isimlerin çalışmalarını okuyucularımızla buluşturmaya devam edeceğiz. Sevda Karabulut’a da bundan sonraki oyunculuk çalışmalarında başarılar diliyor, tiyatro ve sanat hayatındaki yeni projelerini takip etmeye devam ediyoruz.
