Devam Yazısı;
İznik Kültür Cemiyeti, sahneledikleri Pusuda oyunuyla ses getirdiler.
Buradan aldıkları güçle yeni bir gösteri yoluna gittiler. Bunun için bir şiir gecesi düzenlemeyi karar
verdiler. Arda sineması’nda sahnelemeyi organize ettiler. Dekoru da dernek üyeleri kendileri
hazırladılar. Bir balıkçı köyünü canlandırmaları gerekiyordu. Bunun içinde dekor olarak
kullanacakları ağları balıkçı Kaptan Kadir den yardım aldılar. Göl boyundan topladıkları
kamışlarla dekoru tamamladılar.
Bunun için hem Lorca dan şiirleri dramatize ederek sahnelemeyi planladılar.
Bu arada aralarda da Sağlık Memuru Hüseyin Uyanık da şiirlerini kendisi seslendirecekti
Özellikle İznik Üzerine yazdığı şiirler dikkat çekiyordu.
Meyhanede, boynunudaki bez ile masaların arasında dolaşan meyhaneciyi ise yedek subay
öğretmen Altan canlandırmıştı.
Öğretmen Altan, Önlüğüne elini silerken Lorca’dan bir dörtlük okuyarak arka masalara doğru
yürüyordu;
“Gün batıyor!
Gitarları duyalım artık,
Sen de başla şarkına,
Selam sana ay! Merhaba karanlık!
Yıldızlar, hoş geldiniz!
Hepinize binlerce kez teşekkür,
Masa da oturan İspanyol savaşçı, elinde silahı ile oturan savaşçıyı da Mustafa
Yeşilyurt canlandırıyordu. O da başka bir dörtlükle sürdürdü ;
Bize düş kurmayı, düş kurup, peşinde koşmayı öğrettiniz
Karadır atları, kapkara
Nalları da kapkara demir.
Pelerinlerinde parıldar
Mürekkep ve mum lekeleri
Ağlamak nerede onlar nerede
Hepsinin de kurşundan beyni
Diğer masalarda oturan isyancılar da şiirlerle katıldılar ki devamında da Öne çıkan Hüseyin
Uyanık kendi şiirlerinden de bir bukle okudu, Özellikle İznik üzerine yazmış olduğu şiirleri,
büyük beğeni aldı.
Arka masalardan sahnenin ön tarafına gelen Bülent Güler, Lorca’dan şiirler okudu. Okuduğu
şiirlerinden biri;
; “ Kurtuba / uzakta tek başına / ay kocaman at kara / bilirim de yolları / varmam
Kurtuba’ya / ovadan geçtim yel geçtim / ay kırmızı at kara / ölüm gözler yolumu / Kurtuba
sularında / yola baktım ama yol uzun / canım atım yaman atım / etme eyleme ölüm /
varmadan Kurtuba’ya / Kurtuba / uzakta tek başına..”
Şiirlerle dolu bu gece büyük beğeni aldı, izleyenlerce. Geceye katılanlara İznikli gençler güzel
bir akşam sundular. Kültür dolu bir görsel dinletiyle akşamı bitirdiler.
1898 yılında, İspanya’nın Granada bölgesinde doğan İspanyol şair Lorca, yüzyılının en
büyük iki İspanyol şairinden biri olarak kabul edilir. ) İspanyol şair ve oyun yazarı, aynı
zamanda ressam, piyanist ve bestecidir.. 1928’de yazdığı Romancero gitano (Çingene Baladı)
ile ün kazanan Lorca, Salvador Dalí ile birlikte İspanya'nın çağdaşlaşması için çalışan sanat
adamlarından birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.
19 Ağustos 1936'da doğduğu yörede öldürülen Lorca, uluslararası camiada
idolleşmiş, saygın fakat marjinal bir edebiyat adamı olarak hatırlanmaktadır.
Kısa ömrünü dolu dolu ve halkçı yaşadı. Tüm ömrü mücadele ile geçen, doğaya, insana
bağlılığını hiç koparmamış bir dik duruşun hikayesi oldu. Eserlerinde , doğanın güzelliklerini
sık sık dile getirmişti. Yaşadığı memleketin insanını,
geleneklerini, düşüncelerini, başarılı bir gözlem ile yansıtmayı başarmıştır. Hayatı boyunca
tek gayesi, halkın dertlerini, duygularını ve ihtiraslarını sanatı aracılığıyla sergilemek
olmuştur.

